Nedenler Hastalığın Oluşumu Genel Özellikler Tanı Hastalığın Seyri Cerrahi Dışı Tedavi Cerrahi Tedavi
 
 ☰  
 aç

Tanı

Radyografide belli evrelere uyan değişiklikler gözlenir, ancak çoğu olguda bir önceki ve bir sonraki evreye ait bulgular birlikte görülür.

Başlangıç Evresi: Kapsül içi sinovyal sıvının artışı ile femur başı hafifçe dışa doğru itildiğinden radyografide femur başı ile asetabulum arasında hafif bir aralanma görülür. Bu aralanma daha sonraları tüm eklem mesafesinde görülür. Bu durum, büyümesi duraklayan femur başı epifiz çekirdeğine karşın, bunu çevreleyen eklem kıkırdağının sinovya sıvısından beslenmeye devam etmesiyle kemik/kıkırdak oranının kıkırdak lehine değişmesi sonucu ortaya çıkar. Eklem kıkırdağı göreceli olarak kalın görünür. Bu dönemde femur başı henüz daha yuvarlaktır ve femur başı epifiz çekirdeği daha yoğun bir beyazlıkta seçilir. Karşı tarafta büyüme normal devam ettiği için femur başı epifiz çekirdeği daha ufak görünür. Hastalığın şiddeti ile doğru orantılı olarak bu dönem 6 ila 12 ay kadar sürer.

Fragmentasyon Evresi: Nekrotik saha boyunca uzanan subkondral kırık görülür. Femur başında çökme gerçekleşmiş ve femur başı küre şeklini yitirmiş, genişlemiş, mantar şeklini almıştır. Nekrotik saha çoğunlukla iç ve dış taraftaki sağlam kemikten sınırlanmış, ayrılmıştır. İçinde kemik yoğunluğunun arttığı ve azaldığı kısımlar bulunduğundan benekli bir görünümdedir (kaplan sırtı manzarası). Bu dönem ortalama 8 ay (2 ila 36 ay) sürer.

Yeniden Kemikleşme Evresi: Eklem kıkırdağının altında yeni kemik oluşumun seçilmesiyle iyileşme dönemi başlamış olur. Yeniden kemikleşme nekrotik sahanın diğer kısımlarına da yayılır. Remodelasyon potansiyeli sayesinde femur başındaki deformasyonun belli bir kısmı bu dönemde giderilmiş olur. Bu dönem ortalama 4 yıl sürer (azami 10 yıl).

Rezidüel Evre: Yıllar içinde femur başındaki toparlanma bir miktar daha devam eder. Bazen asetabulum femur başına uyum sağlar. Trokanter major tepesi ile femur başı eklem seviyesi arasındaki mesafe azalır, bazen tersine döner.

Hastalığın seyri sırasında femur boynunda kistler görülebilir. Bunlar onarım için toplanan damardan zengin granülasyon dokusu yığınlarıdır. Hastalığın iyileşmesine paralel kemikleşerek femur boynunun kalınlaşmasına neden olurlar.

Femur başında tutulan sahanın genişliğine paralel femur üst ucundaki büyüme plağı da olaydan etkilenir, ancak büyümeyi bloke edecek tarzda epifiz ile metafiz arasında kemik köprü oluşumu nadirdir.

Hastalığın tanınması radyolojik tetkikle mümkünse de belirtilerin ortaya çıkışı ile Perthes tanısı koyduracak radyolojik bulguların saptanması arasında ortalama 3 ay kadar bir gecikme söz konusu olur. Bu kör dönemde manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile kemik sintigrafisinin önemi tartışılmaz.

Manyetik rezonans görüntüleme erken tanı açısından eşsiz bir tanı aracıdır. Avasküler nekroz geliştiği andan itibaren femur başının görüntüsünde sinyal azalması ile Perthes tanısı konabilir. Direkt radyografide olduğu gibi kesin tanı açısından patognomonik bulgu olan subkondral kırığın görünmesini beklemeye gerek yoktur. Sukbkondral kırık olguların ancak 2/3'ünde radyografide seçilebilir; üstelik ortalama 3 aylık gecikmeyle.

Manyetik rezonans görüntüleme ile femur başının ne kadarlık bir kısmında avasküler nekroz geliştiği sıhhatli bir biçimde hesaplanabilir. Avasküler nekroz sahası femur başının yarısından fazlasını kapsıyorsa hastalığın çok daha ciddi seyredeceğini gösterir.

Manyetik rezonans görüntüleme büyüme plağının avasküler saha içinde kalıp kalmadığını net olarak göstererek ilerde bu büyüme plağından gerçekleşecek büyüme ile femur başının tekrardan yeterince şekillenip şekillenemeyeceğinin anlaşılmasına da yardımcı olur.

Manyetik rezonans görüntüleme ile kalça eklemi çok daha iyi ortaya konur. Femur başının örtünmesi daha sıhhatli olarak değerlendirilir. Üstelik MRG zararsız bir tekniktir. Tek dezavantajı çekim için sedasyon, ya da genel anestezi gerektirmesidir.

Kemik sintigrafisi de erken tanı açısından MRG kadar hassas bir teknikdir. Damar yoluyla verilen radyoizotoplar (teknesyum99m) dolaşımı bozuk alan sahaya ulaşamazlar ve dolum kusuru oluştururlar. İşlem sırasında tüm vücudun ışınlanması, femur başında tutulum miktarını göstermenin zor oluşu ve sadece radyoizotopların tutulumunu göstermesi nedeniyle MRG'nin kullanıma girmesiyle birlikte tercih edilmeyen bir teknik düzeyine inmiştir.

Hastalığın başlangıç dönemindeki sinovit ultrasonografi ile gösterilebilir. Bunun dışında Perthes hastalığının tanısında ultrasonografinin yeri yoktur. Aynı şekilde bilgisayarlı tomografi de basit radyografilerde görülenden daha fazla bir bilgi sağlamadığından Perthes hastalığının tanısında yeri yoktur.

 

Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.

Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları, daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.

 

Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.