AKUT SEPTİK ARTRİT
Eklemde gelişen infeksiyona septik artrit denir.
Akut
hematojen osteomiyelitten daha hızlı bir seyir göstermesi ve kısa zamanda
eklemde ağır hasar oluşturması nedeniyle burada akut sözcüğü 1 hafta içinde
baş vuran olguları kapsamaktadır.
Tedavide geç kalınması eklemde geri dönüşü mümkün olmayan hasara yol
açtığından akut septik artrit ortopedinin acil müdahale edilmesi gereken
durumlarından biridir.
Genel Özellikler
Sağlık ve beslenme koşullarının iyi olduğu ülkelerde genel olarak akut
septik artrit görülme sıklığında bir azalma söz konusu olsa da bu ülkelerde
dahi her yıl 100.000 çocuktan 4 ila 5’inde akut septik artrit gelişmektedir.
Akut septik artrit her yaş grubunda görülür, ancak en sık 3 yaşın altındaki
çocuklarda rastlanır. Erişkinlerden çok çocuklarda görülür.
Erkek çocuklarında daha sık görülür (2 : 1).
Bacaktaki büyük eklemleri (sırasıyla diz, kalça, ayak bileği) daha çok tutar.
Kolda en sık tutulan eklem dirsek eklemidir.
Yeni doğanda birden fazla infeksiyon odağının (kemikte ve eklemde) aynı anda
olması nadir değildir.
Oluşma Mekanizması
Akut septik artritlerin çok büyük bir kısmında mikroorganizmalar ekleme kan
yoluyla ulaşır. Herhangi bir nedenle hastaneye yatırılmış ve sıvı takviyesi
vb. için damara kateter takılmış erken doğmuş bebekler bu açıdan risk taşır.
Diğer taraftan metafizin eklem içinde yer aldığı kemiklerin
osteomiyelitinde
infeksiyonun ekleme yayılmasıyla da oluşması nadir görülen bir durum
değildir. Femur,
humerus ve
radiusun
proksimal
metafizi ile
tibia ve
fibulanın
distal metafizi bu özelliktedir. Yeni doğanda ve süt çocuğunda
korteksin ince,
periostun da daha kolay sıyrılabilir oluşu metafizdeki
infeksiyonun kolaylıkla ekleme atlamasına yol açar. Nadiren eklemin delici
yaralanması sonucunda mikroorganizmaların eklem sıvısına ekilmesi yoluyla da
septik artrit gelişebilir.
Yeni doğanda ve ufak süt çocuğunda kalçada görülen
infeksiyon femur üst ucunun gelişimindeki özel durumdan kaynaklanmaktadır.
Bu yaştaki çocukta femur başını içeren sekonder kemikleşme merkezi henüz
gelişmediğinden metafiz ve
epifizin damarları ortaktır. Böylece metafizde
başlayan infeksiyon epifize rahatlıkla geçer. Çocuk yaş aldıkça sekonder
kemikleşme merkezi oluşarak metafiz ile epifiz arasında damar geçişine izin
vermeyen büyüme plağı ortaya çıkar. Her iki bölge kendi damar ağlarından
beslenir durumu gelir.
Çocukta kan dolaşımında olan
patojen mikroorganizmalar
eklem kapsülünü döşeyen damardan zengin
sinovya dokusuna yerleşir. Burada
üreyen mikroorganizmaları yok etmek için toplanan polimorf çekirdekli
hücrelerden (iltihap hücreleri) açığa çıkan lizozomal enzimler (sitokinler)
kıkırdağın erimesine (kondroliz) yol açar. Önce eklem kıkırdağındaki
matriksi oluşturan glikozaminoglikanlarda azalma olur. Bunu daha sonra eklem
kıkırdağındaki kollajenin yıkımı izler. İnterlökin-1 beta, interlökin-6,
tümör nekroz faktörü-alfa gibi sitokinlerin ve immunoglobulin G’nin bu
kondroliz sürecinde aktif rol aldıkları bilinmektedir. Ayrıca kollajen
bağlayıcı gen (collagen adhesin gene,
CNA) taşıyan stafilokok suşları gibi bazı mikroorganizmaların da kıkırdağa
tutunarak kondroliz sürecini hızlandırdıkları düşünülmektedir.
Sinovya dokusuna yerleşen patojenler
hiperemiye ve
sonuçta da sıvı artışına neden olur. Birkaç gün içinde gelişen kondroliz ile
birlikte eklem içinde bir hayli
püy birikir. İnfekte sıvı basınçla eklem içi
kan dolaşımını azaltır, hatta durdurur ve eklem kıkırdağında basınçla
nekroz oluşturur
Yeni doğanlar, sık sık hemartroz (eklemde kan toplanması) geçiren hemofili
hastaları, bağışıklık sistemi bozuk olanlar (orak hücreli anemi vb.) ya da
kemoterapi gibi nedenlerle bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar akut
septik artrit açısından risk taşır. Bu gruba sağlık ve beslenme koşullarının
yetersizliğini de katmak gerekir.
Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.
Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları, daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.
Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.